Anasayfa / Genel / Adak Nedir Adağın Şartları Nelerdir?

Adak Nedir Adağın Şartları Nelerdir?

Adak (Nezir)

Adak, kişinin dinen yükümlü olmadığı halde, farz veya vacip türünden bir ibadeti yapacağını va’d etmesi ve Allah’a söz vermesi demektir.

Adağın Hükmü

Adanan şey ismen belirtilmiş ise, adak ister mutlak, ister mukayyet olsun, yerine getirilmesi vaciptir.

Adayan kimse “adağım olsun” veya “eğer şu işi yaparsam adağım olsun” demiş ve neyi adadığını ismen belirtmemiş ise, niyet ettiği şeyin yerine getirilmesi vacip olur.
Şayet adayanın herhangi bir niyeti yoksa (ki buna belirsiz adak denir) yemin kefareti ödemesi gerekir. Nitekim Peygamberimiz: “Adağın kefareti, yemin kefaretidir. “ Müslim,Nüzür,5; Ebu Davut,Eyman Ve’n-Nüzür buyurmuşlardır.

Adak belirsiz olur ve adayan da oruca niyet eder fakat sayı belirtmezse üç gün oruç tutması gerekir.

Şayet “ Adağım olsun” der de yemek yedirmeye niyet eder fakat sayı belirtmezse on fakiri akşamlı-sabahlı doyurması icap eder.

Adağın Şartları

Bir adağın dinen geçerli olabilmesi için adayan da ve adanan şeyde bir takım şartların bulunması gerekir.
a) Adayan Kimsede Bulunması Gerekli Şartlar

1- Müslüman Olmak.
2- Akıllı ve ergenlik çağına gelmiş olmak.
Çocuğun ve delinin adakları muteber olmaz. Çünkü bunlar hiç bir dini hükümle yükümlü değillerdir.

b) Adanan Şeyde Bulunması Gerekli Şartlar
1- Adanan şeyin gerçekte mümkün olması ve dinen de makbul bulunması. Mesela: “Gece oruç tutmak adağım olsun.” veya Kadının, “Adet günlerimde oruç tutmak adağım olsun.” demesi gibi. Gece, oruç tutma zamanı olmadığı gibi, adet gören kadının oruç tutması da dinen makbul ve caiz değildir.
2- Adanan şeyin kurbet yani bir ibadet çeşidi olması gerekir. İbadet olmayan şeyi adamak muteber değildir. Meselâ: “içki içmek adağım olsun” veya “Falancıyı dövmek adağım olsun” gibi.

Peygamberimiz: “Allah’a isyan etmek için adak olmayacağı gibi, Ademoğlunun elinde olmayan bir şeye yapılan adak da adak olmaz.”Müslim,Nüzür ,3; Ebu Davut,Eyman Ve’n-Nüzür buyurmuşlar,  Allah’a isyan konusunda adak adanamayacağını bildirmişlerdir.

3- Adanan şey farz veya vacip cinsinden bir ibadet olmalıdır. Namaz, oruç, hac, sadaka, itikâf, kurban gibi ibadetler adak olabilir. Ama sevap olan ve fakat bizzat maksut birer ibadet olmayan; hasta ziyareti, cenazeyi uğurlama, abdest alma, gusletme, mescide girme, mevlit okutma ve benzeri şeyleri adamak sahih değildir.

4- Adanan malın adama esnasında, adayanın mülkiyetinde bulunması veya adağın mülke yahut mülk sebebine izafe edilmiş olması. Buna göre sahip olunmayan bir malı sadaka olarak adamak muteber değildir.

5- Adanan şey adayana önceden farz veya vacip olmamalıdır. Vakit namazları, Ramazan ayı orucu, farz olan hac ve vacip olan kurban gibi bir ibadet adanacak olursa bu da geçersizdir. Çünkü adayan, adaktan önce bunlarla yükümlü-
dür.

Türbelere mum yakmak, bez bağlamak, horoz kesmek, şeker ve helva dağıtmak gibi adak âdetlerinin de dinde yeri yoktur.

Adak Çeşitleri Nelerdir?

Adaklar genel olarak mutlak ve mukayyet olmak üzere iki kısma ayrılır.

a) Mutlak adaklar
Her hangi bir şarta bağlı olmayan adaklardır; “Allah rızası için şu kadar gün oruç tutacağım” veya: “Allah rızası için kurban keseceğim” gibi.

b) Mukayyet Adaklar
Her hangi bir şarta bağlanmış olan adaklardır. “Allah hastama şifa verirse, falan kimse gelirse” veya “çocuğum okulu bitirirse, bir kurban keseceğim” gibi.

Bu adak da iki kısma ayrılır: Birincisi, gerçekleşmesi istenen bir şarta bağlanan adak. Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi. Adayan kimse şartın gerçekleşmesini ve Allah rızası için adadığı ibadeti yapmayı istemektedir.

İkincisi, gerçekleşmesi istenmeyen bir şarta bağlanan adak, “Falanla konuşursam, yalan söylersem on gün oruç tutayım” gibi. Bu tür adaktan maksat adak ve ibadet olmayıp bir işi yapıp yapmama konusunda kişinin kendisini kontrol etmesidir. Bu kısma giren adaklar bir nevi yemin sayılmaktadır,

Adak Kurbanı Nedir?

Adak kurbanı ikiye ayrılır:

1. Hiçbir şeye bağlı olmayarak yapılan adaklar:
Bir kimse, “Allah rızası için bir kurban keseceğim” diye adak yaparsa kurban kesmek kendisine vacip olur ve bu adağını dilediği zaman yerine getirir.

2. Bir şeyin olmasına veya olmamasına bağlı olarak yapılan adaklar:
Mesela: “Hastam iyileşirse Allah rızası için bir kurban keseceğim” diye adakta bulunan kimsenin hastası iyileştiği takdirde kurban kesmesi vacip olur. Dediği iş henüz gerçekleşmeden kurban kesmesi sahih değildir.

Adaklar, ancak kurban edilecek hayvanlardan olur; Tavuk, horoz gibi hayvanlardan adak kurbanı olmaz.

Adak kurbanının etinden adağı yapanın kendisi, eşi, babası, anası, dedeleri, nineleri, çocukları ve torunları yiyemeyeceği gibi nisab miktarı mal veya parası olup dinen zengin sayılanlar de yiyemezler. Adak kurbanının tamamının fakirlere dağıtılması gerekir.

Adak etinden kimler yiyemez

Soru: Adak etinden kimler yiyemez?
Cevap: Fakir veya zengin, adakta bulunursa, adak hayvanın etinden yiyemez ve zekât verilmesi caiz olmayan anasına, babasına, dedesine, evladına, torununa, kocasına veya karısına, fakir olsalar da, yediremez. Yerse veya bunlara yedirirse, yenilen etin kıymetini, fakirlere sadaka verir. Yeniden hayvan kesmek gerekmez. Akrabasından ve evinde bulunanlardan, zekâtını vermesi caiz olan büyük, küçük herkes yiyebilir. Kardeş, kayınvalide, kayınpeder, gelin, üvey anne, üvey baba, üvey evlat, süt anne, süt baba, süt çocuk ve süt kardeş de yiyebilir. Bunların içinde zengin olanlar yiyemez. Yerlerse, adak sahibi, bunların yediklerinin kıymetini fakirlere verir. (Hindiyye)

Soru: Fakir hanım, aldığı adak etini zengin kocasına yedirebilir mi?
Cevap: Evet yedirebilir. Çünkü kendi mülkü olmuştur. Başka zenginlere de verebilir.

Soru: Adak hayvanını kesip, etini dağıtmak için vekil olan fakir, bu etten yiyebilir mi?
Cevap: Yiyebilir.

Soru: (İşe girersem koyun kesip eş dostla yerim demek) adak olur mu?
Cevap: Adak olur. Etten kendisi, hanımı, çocukları, ana-babası ve zengin olan eş dost yiyemez.

Soru: Bir arkadaşa adağımı kesmek ve etini bildirdiği fakirlere vermek üzere vekil ettim. O da başka fakirlere vermiş. Bir mahzuru olur mu?
Cevap: Vekil adağı hangi fakire verirse versin sahih olur. Zekât böyle değildir. Zekâtı zenginin bildirdiği fakirlere vermek gerekir. Eğer başka fakirlere verdikten sonra zengine durum bildirilir, o da kabul ederse, bir kavle göre bu da caiz olur.

Adak etinden yemek
Soru: Adak hayvanının etini bir fakire verdikten sonra; fakir, bu etten zenginlere ve adak sahibine verebilir mi?
Cevap: Mal kendisinindir. İstediğine verebilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir